Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Gençlik Buluşmaları Kampüs Programı'na katıldı

AK Parti Gençlik Buluşmaları Kampüs Programı'na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, burada gençlerle bir araya geldi.

14 Ara 2025 - 19:01 YAYINLANMA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Gençlik Buluşmaları Kampüs Programı'na katıldı
Hızlı Özet Göster Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Gençlik Buluşmaları Kampüs Programı'nda gençlerle buluştu.Erdoğan, terörsüz Türkiye vizyonu ve Bayraktar'ın savunma teknolojisi rolü gibi konularda gençlerin sorularını yanıtladı.Genç bir katılımcının talebi üzerine, Erdoğan daha önce ceza almasına sebep olan 'İlahi Ordu' şiirini yeniden okudu. AI özetimiz yardımcı oldu mu? Bize bildirin.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi- Haydarpaşa Kampüsü'nde büyük buluşma...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Gençlik Buluşmaları Kampüs Programı'na katıldı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada gençlerle bir araya geldi. 

Programda mikrofonu eline alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada açıklamalarda bulunuyor. 

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satırbaşları: 

"GENÇLERLE SOHBET ETMEYE SİYASİ YOLCULUĞUM BOYUNCA ÖNEM VERDİM"

Sevgili gençler, sevgili genç kardeşlerim; her birinizi en kalbi duygularımla, sevgiyle selamlıyorum. Türkiye'nin pırıl pırıl yüzlü üniversiteli gençleriyle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Gençlik buluşmaları, Türk siyasetine bizim kazandırdığımız, bizimle sembolleşen özgün bir programdır. Şimdiye kadar Konya'dan Bursa'ya, Samsun'dan Şanlıurfa'ya, Mardin'den Muğla'ya kadar birçok ilimizde gençlerimizle bir araya geldik.

Hasbihal ettik, farklı konularda ufuk turu yaptık. Bu buluşmaların şahsen benim de ufkumu açtığını ifade etmek isterim. Gençlerin kalbinde yer edinmeye, gençlerle yoldaşlık etmeye, işte bugün burada olduğu gibi gençlerle ruh ve gönül sohbeti etmeye siyaset yolculuğumda hep özel önem verdim.

"BÜYÜK GENÇLİK BULUŞMALARINA YENİDEN BAŞLADIK"

Hayalini kurduğumuz Türkiye'nin umudu olan siz genç kardeşlerimden sadece cesaret değil, aynı zamanda ilham da aldık. Mesuliyetimizin büyüklüğünü gördükçe, başta gençlerimiz olmak üzere 86 milyonun esenliği için daha çok çalıştık, daha çok koşturduk. Bugün gençlik buluşmalarına yeniden "Bismillah" diyoruz.

Gençlik kollarımızın davetine icabet ettiğiniz için her birinize teşekkür ediyorum. Kısa bir takdimimin ardından, sizlerden gelecek soruların şekillendireceği samimi bir sohbet yapmak istiyorum. Gençlik buluşmalarımızın, Türkiye'deki tüm üniversitelerden böylesine geniş bir katılımla başlamasını da son derece kıymetli buluyorum.

"27 YIL SONRA CUMHURBAŞKANI OLARAK AYNI MEKANDA YİNE GENÇLERLE BİR ARADAYIM"

Sevgili genç kardeşlerim; bugün çatısı altında bir araya geldiğimiz bu tarihî bina, hem şahsımın siyasi hayatında hem de Türk siyasal tarihinde özel bir yere sahiptir. Mekteb-i Tıbbiyye-i Şahane olarak uzun yıllar hizmet veren, İstanbul'un simge yapılarından olan bu bina, aynı zamanda gazeteci merhum Mehmet Ali Birand'ın hazırlayıp sunduğu 32. Gün programının çekildiği mekândır.

Burada kendisiyle güzel bir sohbet gerçekleştirdik. O moderatördü ve sevgili gençler de orada bizi adeta soru yağmuruna tutmuştu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum dönemde, 1998 yılında bu salonda rahmetli Birand'ın misafiri olmuş, üniversite öğrencilerinin sorularını cevaplamıştım.

27 yıl sonra bu kez Türkiye Cumhurbaşkanı olarak yine aynı mekânda üniversite gençliğiyle bir araya gelmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Böylesine tarihî bir mekânda bu anlamlı buluşmaya vesile olan Gençlik Kollarımızı huzurlarınızda tebrik ediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar.

"İMKANSZILIKLARA RAĞMEN SURDA GEDİK AÇMAYI BAŞARDIK"

Gençler, bakınız; biz genç dimağların enerjisini ve heyecanını siyasete katarak yola çıkmış bir hareketiz. 23 yıllık iktidarımız boyunca da hep gençlerle omuz omuza yürüdük. Köklerinden güç alan ama gözünü ufka diken, dünyanın dönüşümünü okuyabilen; iddialı, şuurlu, ahlaklı ve nitelikli bir gençlik aradık ve bunu bulduk.

AK Gençlik işte böyle bir sorumluluğu omuzlarında taşıyor. Biz, onca imkânsızlığa rağmen surda bir gedik açmayı başardık. Şimdi o gediği büyüterek zaferi kucaklayacak olan sizlersiniz. Sizlere inanıyorum, sizlere güveniyorum. Bu yolda birlikte, emin adımlarla yürümekte kararlıyız.

21'inci yüzyılı Türkiye'nin asrına çevirecek; gemiyi menziline ulaştıracak ve küresel liderliğini kabul ettirmiş bir Türkiye'ye, ben sizlerle birlikte kavuşacağımıza inanıyorum. Bu hedefe giden yolda her şeyden evvel siz gençlerin enerjisine, yeteneklerine ve dinamizmine ihtiyacımız var. Ve bu dinamizmin sizlerde olduğuna inanmakta herhâlde yanılmıyorum, değil mi?

"YANINIZDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Türkiye'nin gençleri olarak, bu milletin geleceğini avuçlarınızda taşıdığınızı lütfen bir an olsun aklınızdan çıkarmayın. Ülkemizin yarınlarına damga vuracak siyasetçiler, ekonomistler, kültür ve sanat insanları, bilim insanları, iş insanları ve her türlü alanda uzman isimler, unutmayın ki sizlerin arasından çıkacaktır.

Onun için kendinize inanın, kendinize güvenin. Hangi alanda eğitim alıyorsanız, en iyisini almaya çalışın. Hükümet olarak biz de elimizden gelen her türlü imkânla sizin yanınızda olmaya devam edeceğiz.

"GEZİ OLAYLARINDA AĞAÇLARI BAHANE EDEREK HÜKÜMETİ DEVİRMEYE ÇALIŞTILAR"

Değerli arkadaşlar; burada şu gerçeği de ifade etmekte fayda görüyorum: Türkiye'de gençlere hep "elde var bir" mantığıyla bakanlar olmuştur. Bunları, 27 Mayıs'tan 12 Mart'a ve 12 Eylül'e kadar Türkiye'nin demokrasi yolculuğunu kesintiye uğratan tüm darbecilerde ve darbelerde görürsünüz. Ama biz böyle bakmadık. Biz gençlere inandık ve gençlerle yol yürümenin faziletine inandık.

Gençleri sağcı, solcu, Alevi, Sünni diye ayırıp kışkırtarak sokaklarımızı alev topuna çevirenleri de görürsünüz. Bunları, Gezi olaylarında ağaç bahanesiyle hükümeti devirmeye çalışırken görürsünüz. Bunları, halkın parasını yağmalayan suç örgütlerini yargıdan kaçırma teşebbüslerinde görürsünüz. Bunları şimdi de sosyal medyada farklı maskeler altında provokatörlük yaparken görürsünüz.

Genç kardeşlerim; bu istismarcılara, bu millet düşmanlarına karşı dikkatli olmanızı özellikle rica ediyorum. Sakın bunlara aldanmayın. Kendiniz için, mürüvvetinizi görmek isteyen anne babalarınız için, bu milletin ve bu ülkenin aydınlık geleceği için lütfen gençler, bunlara fırsat vermeyin. Kendi geleceğinize de ülkemizin geleceğine de sahip çıkın.

"GENÇLİK BULUŞMALARININ HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLİYORUM"

Allah'ın izniyle önümüzde, birlikte yürüyeceğimiz daha uzun bir yol var. Rabb'im ömür verirse sizlerle birlikte daha nice başarılara, nice zaferlere imza atacağız. Bunun hayalini kuruyor, bu güzel ideal için her birinize güveniyorum. Sizlere, hayat adına belirlediğiniz hedeflerde başarılar diliyorum.

Gençlik Buluşmaları Programı'nın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Yusuf İbiş kardeşimi bu güzel buluşma için tebrik ediyorum. 81 ilimizdeki 207 üniversitemizden gelen siz değerli genç kardeşlerime katılımlarınızdan ötürü çok teşekkür ediyorum.

GENÇLERİN SORULARINI YANITLADI

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından mikrofon etkinliğe katılan öğrencilere verildi.

Erdoğan, gençlerin sorularını tek tek cevapladı. 

'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' HEDEFİ SORUSU

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir üniversite öğrencisinin, "Terörsüz Türkiye, bizim gençlere bırakacağımız en büyük mirastır" diyorsunuz. Bu sözünüzle tam olarak neyi ifade etmek istiyorsunuz?" sorusunu üzerine, şunları kaydetti:

Yıllarca Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu, özellikle bu bölgeler hep terörle yoğruldu. Bu terör öyle bir sirayet etti ki, başta sizin üniversiteniz olmak üzere üniversitelerimizin içinde dahi gençlerimiz sağlıklı bir şekilde okuma imkânı bulamadı. Halka baktığımız zaman da Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da terör acayip şekilde kan götürdü. Birçok insanımızı bu bölgelerde kaybettik. Dedik ki, biz bu işi aşmamız lazım. Oturduk; askerimizle, polisimizle, hepsiyle bu işi değerlendirdik.

"Terörsüz bir Türkiye'yi nasıl inşa ederiz?" dedik. "Yapar mıyız bunu?" diye sorduk. Tüm arkadaşlarımız, "Yaparız" dediler. Bütün istihbarat teşkilatımız, hükümetimiz, kabinemiz hiç ağırdan almadan, hafife almadan bu adımı atacağız dedi. "Süratle terörsüz Türkiye adımını atalım" dedik ve attık. Şu an itibarıyla gerek Güneydoğu'da gerek Doğu Anadolu'da, belki birkaç mağara kaldı ama bunun dışında her yeri temizledik. Bu temizlik harekâtı da devam ediyor.

Parlamentodaki arkadaşlarımız da terörsüz Türkiye ile ilgili görevlerini üstlendiler ve bu çalışmaları süratlendirdik. Bu şekilde devam ediyor. Mağaralar boşaldı, silahlar yakıldı, yakılıyor. Şu an itibarıyla da hamdolsun, Güneydoğu'ya ve Doğu Anadolu'ya artık bir sulh ve sükûn gelmiş vaziyette. Güvenimiz var, eminiz. Artık yaylalara, dağlara herkes rahatlıkla çıkıyor. Çobanlar koyunlarını, kuzularını rahatlıkla otlatabiliyor.

SAVUNMA SANAYİİ ALANINDAKİ YATIRIMLAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir başka öğrencinin Bayraktar'ın Türkiye'nin savunma ve teknoloji vizyonundaki rolü sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

Gerek Akıncı gerek Kızılelma… Bunlar şu anda kendi füzemizi havada ateşleyerek, hamdolsun hedefi vurma noktasına geldiler. Bu, Türkiye için çok çok önemli bir adım. Bugünleri de gördük, Allah'a hamdolsun. Kendi Kızılelmamızla, kendi füzemizle havada atışlar yaparak netice alma konumuna geldik. Bunun için özellikle Baykar Grubu'na, şahsım ve milletim adına çok çok teşekkür ediyorum.

Hakikaten nasıl bir heyecan içinde olduklarını kendilerinden dinledikçe, gördükçe ben de daha çok heyecanlanıyorum. Ve bununla birlikte şunu görüyoruz: Demek ki bu millet istediği zaman yapar. Ama bizim çok daha önemli işlerimiz de var, onu da söyleyeyim. Yapacak çok işimiz var, hafife alınacak işler değil. Bununla ilgili olarak gerek silahlı kuvvetlerimiz gerek özel sektör, başta Baykar olmak üzere birçok alanda adımlar atıyoruz.

Yatırımlarımıza devam ediyoruz, devam edeceğiz. Tabii burada özellikle İsrail'in yaptığı ihanetleri bir kenara koymak mümkün değil. Ama bu ihanetlerin karşısında en büyük güç kimdir, neresidir derseniz; burasıdır. Bunu birlikte yapacağız. Zaten sizin gözlerinizde ben o inancı, o güveni görüyorum.

SİİRT'TEKİ ŞİİRİN ÖYKÜSÜNÜ ANLATTI

Programda söz alan bir genç, Başkan Erdoğan'a, okuduğu şiir nedeniyle yaşadığı hapis sürecinin siyasi yolculuğunda neyin başlangıcı olduğunu sorarak, şiiri yeniden okumasını istedi.

4 ay hapiste kalmasına gerekçe yapılan Ziya Gökalp'e ait "Minareler süngü, kubbeler miğfer" dizelerini içeren 'İlahi Ordu' şiirini yeniden okuyan Erdoğan, "Bu, aynı zamanda Ziya Gökalp'le eş anlamlı olarak da söylenen bir şiirdi. Ama buna rağmen, ne olursa olsun, kimin okuduğu önemliydi. Oradan yaklaşılarak hemen dava açıldı. Hayırlısıyla biz de cezaevine gittik.

Ama bakın, oradan çıktık. Fazla sürmedi. 15 ay sonra siyasette kapılar bize farklı bir şekilde açıldı. Yeni bir dünya kuruldu ve Türkiye'de, yeni bir dönemin kapıları açıldı." ifadelerini kullandı.

ÖZGÜR ÖZEL'İN TAKLİDİ İZLETİLDİ

Programda söz alan bir başka öğrenci, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür ederek, daha önce okuduğu şiirin CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından taklit edilmeye çalışıldığını ifade etti ve buna ilişkin hazırlanan bir videoyu izletti.

Görüntüler üzerine gülümseyen Erdoğan, "Karıştırdı ya, 'Minareler mızrak oldu' diyerek…" ifadelerini kullandı.

AYRINTILAR GELİYOR...

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: