DEM Parti'den İmralı görüşmesi sonrası yeni açıklama
İmralı'da Abdullah Öcalan ile bir görüşme gerçekleştiren DEM Parti'den yapılan açıklamada, "Geçtiğimiz hafta gerçekleşen TBMM Komisyon görüşmesinin pozitif etki ve sonuçları karşılıklı değerlendirildi" denildi.
Terörsüz Türkiye süreci kapsamında TBMM'de kurulan komisyon, geçtiğimiz hafta İmralı'ya giderek Abdullah Öcalan ile görüştü.
Feti Yıldız, Hüseyin Yayman ve Gülistan Kılıç Koçyiğit'in yaptığı görüşme, yarın toplanacak komisyonda değerlendirilecek.
Ancak komisyon toplantısı öncesi Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Abdullah Öcalan ile bir görüşme gerçekleştirdi.
Dün yapılan görüşme sonrası DEM Parti'den yapılan açıklamada şöyle denildi;
"DÖRT SAATE YAKLAŞAN BİR GÖRÜŞME YAPTIK"
"2 Aralık 2025 tarihinde İmralı’da Abdullah Öcalan ile dört saate yaklaşan bir görüşme yaptık. Geçtiğimiz hafta gerçekleşen TBMM Komisyon görüşmesinin pozitif etki ve sonuçları karşılıklı değerlendirildi.
"ÖCALAN, ÇÖZÜM GİRİŞİMLERİNE KARŞI GELİŞTİRİLEN SABOTAJLARI HATIRLATTI"
Öcalan, yakın zamanda yoğunlaşan süreç karşıtı söylem ve çıkışlar hakkında, geçmiş çözüm girişimlerine karşı geliştirilen sabotaj girişimlerini anımsattı. Bu süreçlerin tümünde karşılaşılan bir durum, bir habitus olarak darbe mekaniğine dikkat çekti.
Bunun klasik bir darbe çalışması olarak değil, süreci ilerletmeye yönelik her adıma karşı bir hamle yapmak suretiyle kırılgan ve tehlikeli bir ortam yaratma çabası şeklinde anlaşılması gerektiğini vurguladı.
Günümüzde norm-dışı güçlerin taşıyıcılığını bu çevreler yapmaktadır. Diğer yandan Türkiye’nin ilk yüzyılına damgasını vuran bir kültür, bir siyaset tarzı, gizli-açık bir örgütlenme biçimi olan darbe geleneğini aşmaya dönük siyasi ve toplumsal bir irade de güçleniyor.
"27 ŞUBAT AÇIKLAMASI YOL GÖSTERİCİDİR"
İçinde bulunduğumuz geçiş sürecinde özgün ve bütüncül hukuka dayalı bir barış yasasının gerçekleşmesi ile siyasi şiddet ve demokrasi dışı müdahale olgusu Türkiye gündeminden çıkacaktır.
Buna, barış yüzyılına geçiş yasası da diyebiliriz. 27 Şubat açıklamamız bu açıdan da yol gösterici bir programdır.
Bu doğrultuda atılan adımların tümü, aldığımız sorumluluğun ve bu topraklarda kardeşçe, birlikte yaşama hedefimizin açık ifadeleridir.
"HER KESİM DEMOKRATİK ÇÖZÜME ORTAK OLMALI"
Türkiye’de yönetim ve iktidar şansını doğru kullanmak isteyen her siyasal ve toplumsal kesimin siyasal sorunlara tutarlı yaklaşması ve demokratik çözüme ortak olması gerekir.
Bu süreç, Kürtlerin cumhuriyete hukuk yoluyla katılımını sağlama ve demokratik cumhuriyeti en geniş toplumsal birliktelikle inşa sürecidir.
Bu yönde ilerlemekte olan sürece dönük güçlü iradeye ve kararlı duruşa sahip olduğumuzu bir kez daha belirtmek isterim.”