MHP Lideri Bahçeli'den önemli açıklamalar

MHP Lideri Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuşuyor.

13 Oca 2026 - 11:01 YAYINLANMA
MHP Lideri Bahçeli'den önemli açıklamalar
Hızlı Özet Göster MHP Lideri Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu.Bahçeli, önemli açıklamalarda bulundu.Konuşmasında çeşitli önemli ifadeler kullandı. AI özetimiz yardımcı oldu mu? Bize bildirin.

MHP Lideri Devlet Bahçeli'den önemli açıklamalar...

Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuşmasına başladı. 

MHP lideri Bahçeli, TBMM'deki konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"SİYASETİMİZ TUTARLI VE DENGELİDİR"

Değerli vekil arkadaşlarım, muhterem hanımefendiler, beyefendiler, basınımızın değerli temsilcileri, sizleri hürmetle selamlıyor en iyi dileklerimi sunuyorum.

Bugünkü toplantımızı takip eden tüm vatandaşlarımızı saygı ve sevgi ile selamlıyorum.

Daha önce de dediğim gibi siyasetin doğruluğu kadar zamanın da doğru olması gerekir. Doğru zamanda yanlış siyaset ham hayalin peşinde oyalanmaktır.

MHP'nin siyaseti doğrudur, mücadelesi doğrudur. İlkeleri, ülküsü doğrudur. Siyasetimiz tutarlı ve dengelidir.

"SİYASETİ DOĞRU OKUMAK ÖNEMLİDİR"

Vatanseverlik sınavından geçemeyen siyaset gerçek manada siyaset değildir, insanımıza hiçbir hayrı dokunmayacaktır.

İçinde bulunduğumuz gemi metruk bir gemi değil, dev dalgalara cesaretle direnen iman ve irade gemisidir. Basiret yoksunu siyaset zihniyeti pek çok badireye davet açacaktır.

Önemli tehlike de budur. Basiret hayatı ve siyaseti doğru okumaktır. Görüneni ve gösterilmek isteneni sezgi ve bilgi ile kavramak demektir.

MHP ile Cumhur İttifakı'nın yapacağı budur. Fikir demek hayat demektir, siyaset demektir.

"MİLLİYETÇİ-ÜLKÜCÜ HAREKET GÖZ KAMAŞTIRMAKTADIR"

Milliyetçi-ülkücü hareketin fikir ve düşünce düzeyi göz kamaştırmaktadır.

Bu kapsamda kalem oynatan, kelimelere ruh katan; fikir namusunu siyasî mücadelesinin omurgası yapan, deyim yerindeyse emeğiyle yüreğini birleştiren nice serden geçen gönüller, nice münevver ve mütehassıs isimler davamızın yükselişine her saha ve zeminde hizmet etmişlerdir.

Tasavvur vadisinden fiiliyat sahnesine, fikir evresinden hareket evrenine pek çok zorluğu aşa aşa geçen Türk milliyetçiliği; toplum ve millet nezdinde çok büyük takdir ve sevgiye müstahak olmuştur.

"KUR­DUN DÜNYASI BAŞKA, SIRTLANIN DÜNYASI BAMBAŞKADIR"

Haklı ve haysiyet mihverine dayalı hiçbir mücadele kolay yollardan geçmemiş; ikbalin düşkünlüğü, davanın itibar ve iffet düzeyiyle değişmemiştir. Pakistanlı âlim, şair, filozof ve politikacı Muhammed İkbal demişti ki: “Aynı gökte uçarlar; fakat karganın dünyası başka, şahinin dünyası başkadır.”

Ben de diyorum ki: Kur­dun dünyası başka, sırtlanın dünyası bambaşkadır. İnsan, muhabbet üzere yaşamalıdır. Hayatın manasını kavrayabilmek için sevgi ve saygının şart olduğu bilinmelidir.

Sevgi, saygı, merhamet ve vicdanıyla cem olan bir insan; sürülerek yaşamakla Allah rızasına müdahil yaşamayı birbirinden ayırmayı başaran insandır.

“Ben, ben” demeyi bırakarak “biz”e ulaşmayı telkin eden büyük şairimiz Bahtiyar Vahapzade’nin, “Bir hükme, bir fermana ben başımı eğmedim” sözü; ayrılığa, haksızlığa ve millî birliğin kopuşuna karşı bir nevi meydan okuyuştur.

"DOĞRU NEYSE ONU KONUŞMALIYIZ"

Milliyetçi Hareket Partisi’nin mütemayiz gayesi; benlerden oluşan muazzam çokluğu “biz” kalıbında birleştirmek, bunu da sevgi, saygı, empati, anlayış, hoşgörü, karşılıklı anlayış ve kaynaşma ile gerçekleştirmektir.

14. yüzyılda yaşamış meşhur seyyah İbn Battuta, klasikleşmiş eserinde Anadolu’da ahî zaviyelerinde yapılan toplantı ve ayinlerde herkesin külahını önüne koyarak oturduğunu yazmıştır.

Biz de şapkamızı önümüze koyup, nokta zamanla akan zaman arasındaki gelişmeleri doğrusu ne ise o şekilde ele almak; gerekirse fincancı katırlarını ürkütmek amacındayız.

Doğru ne ise onu konuşmalıyız. Üstelik eğmeden, bükmeden; kılı kırk yaran, tecrübeli akıl ve ahlâkın merceğinden karşımızdaki meseleleri dürüstçe okumalıyız.

Aziz dava arkadaşlarım, değerli hanımefendiler, beyefendiler, yapılan bilimsel araştırmalara göre ilk insanın 3 milyon yıl önce, düşünen ilk insanın 1 milyon yıl önce, çağdaş tipte düşünen ilk insanın ise 200 bin yıl önce ortaya çıktığı iddia edilmektedir. Buna rağmen süreklilik içinde devam eden çalışmalar, bu tarihlerin çok daha eskiye dayandığını da göstermektedir.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: