Öz çocuklarını öldürdüğü iddia edilen Hüseyin Keskin'in avukatı konuştu

Kamuoyunda “öz çocuklarını öldüren seri katil” olarak anılan Hüseyin Keskin dosyasında Yargıtay, zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine karar verdi. Keskin’in avukatı Halil İbrahim Serbest, müvekkilinin masum olduğunu savunarak “Bu dosyada ‘niçin?’ sorusunun cevabı yok” dedi.

16 Ara 2025 - 16:01 YAYINLANMA
Öz çocuklarını öldürdüğü iddia edilen Hüseyin Keskin'in avukatı konuştu
Hızlı Özet Göster Hüseyin Keskin, "öz çocuklarını öldüren seri katil" olarak anılsa da Yargıtay, zamanaşımı nedeniyle davasını düşürdü.Avukatı Halil İbrahim Serbest, Keskin’in masum olduğunu savunarak, çocuklarının iftiraları nedeniyle suçlandığını belirtti.Serbest, davanın mantıklı bir gerekçeye dayanmadığını ve müvekkilinin suçsuz olduğunu yineledi. AI özetimiz yardımcı oldu mu? Bize bildirin.

Bir dönem Türkiye’nin en çok tartışılan dosyalarından biri olan Hüseyin Keskin davası, yıllar boyunca kamuoyunda infial yarattı.

Öz çocuklarını öldürdüğü iddiasıyla yargılanan ve müebbet hapis cezası verilen Keskin, 'seri katil baba' olarak anıldı.

Dosya, hem iddiaların ağırlığı hem de tanık anlatımları nedeniyle uzun süre gündemden düşmedi.

YARGITAY: SUÇ TARİHİ 2003, ZAMANAŞIMI DOLDU

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, dosyada suç tarihinin 2003 yılı olduğunu belirterek, 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğuna hükmetti.

Kararda, maktul Armağan Keskin’e yönelik cinayetten sonra zamanaşımını kesen ya da durduran herhangi bir işlem yapılmadığına dikkat çekildi.

Savcılık iddianamesinin de zamanaşımı süresi dolduktan sonra hazırlandığı vurgulandı.

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI BOZULDU

Bu gerekçelerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin kararı bozuldu.

Yargıtay, Hüseyin Keskin hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verdi.

AVUKATI 'MASUM' DEDİ

Ensonhaber Muhabiri Rojda Altıntaş’ın özel haberine göre, Hüseyin Keskin’in avukatı Halil İbrahim Serbest, dosyaya ulaştıktan sonra müvekkilinin suçsuz olduğuna kanaat getirdiğini söyledi.

Serbest "O dava, oğlu bir buçuk yaşındaki Armağan’ı öldürdüğü iddiasına dayanıyordu. Bunu iddia eden de kendi çocukları. Ama kendi çocukları da o zamanlar iki buçuk yaşında, üç buçuk yaşındaydı" dedi. 

Av. Serbest, tanık anlatımları çelişkili olduğunu belirterek, "Diğer bir çocuğu var, en büyükleri. O, böyle bir şey olmadığını söylüyor. Yani en hatırlaması gereken çocuk. Bir de komşu çocuğu var yine evlerinde.

O da böyle bir şey olmadığını söylüyor, “Ben görmedim” diyor. Ki o da onların akranı. Ama her ne hikmetse, Vefa diye bir oğlu var. Babasına kin besliyor. Babasını ortadan kaldırmak istiyor adeta" dedi.

GÜLLÜ OLAYINA BENZETTİ

Davayı gündemde yer edinen şarkıcı Güllü'nün ölümüne benzeten Serbest "Şimdi babasının anlattıklarından benim çıkardıklarım şu: Aynı Güllü olayına biraz benziyor. Orada kendi evladı adamı katletmek istiyor. Ama kendi sorumluluğa girmemek, hapse girmemek için bunu babasına iftira ile yapıyor, yapmaya çalışıyor. Babasının peşine takılmış" ifadelerini kullandı. 

Aile yapısı ve çocuklardan bahseden Av. Serbest, "Diğer bir kız kardeşi daha var. Ezel. Ezel koymuş adını, kendi adını. Düşünebiliyor musun? Ezel ve ezer. “Ben ezerim” anlamında. Kızın nasıl bir hayat yaşadığı şu anda belli değil. Babaları da ilahiyat mezunu. Adam bunları bir şekilde yetiştirmeye çalışmış" şeklinde konuştu. 

"SERT AMA KATİL DEĞİL"

Zanlının mizacının sert olduğunu söyleyen Avukat Serbest, şu ifadelere yer verdi:

Adam biraz şunu yapmış: Çocuklara biraz sıkmış. Adam inatçı bir adam. Kendi bildiğini okuyan bir adam. Ama asla katil değil. Mahkemeler şunu sormuyor.

Bu adamın on altı tane çocuğu doğmuş, dokuz tanesi yaşıyor, diğerleri doğunca ölmüş. Çocukları niçin öldürsün? Dokuz ay karnında taşıttıracak kadına, annesine.

O kadar eziyet çekecek, çile çekecek. Çocuk da doğar doğmaz onu öldürecek.

"BEN ÇOCUKLARIMI NİYE ÖLDÜREYİM"

Cezaevi görüşündeki detayları anlatsan Av. Serbest, "O kadar çaba sarf etmişim, o kadar perişan olmuşum. Onların yetişmesi, büyümesi için her şeyimi, varımı yoğumu dökmüşüm. Ben her şeyi onlar için yapmışım. Ben onları niçin öldüreyim? Niye yaşayan çocuklarımı öldürmemişim peki?” diyor. Onun da bir hikâyesini anlatıyor. Mesela bazı iddialar var: “Niçin hastanede doğum yaptırmadınız?” diye.

Diyor ki, “İlk çocuğum Konya Devlet Hastanesi’nde doğdu. Ama o zaman üniversite bana o çocuğu vermedi. Öğrenciydim. Konya’da İlahiyat Fakültesi’nde okuyordum. İstedim, yalvardım dekana. Dekan dedi ki: ‘Madem öğrenciydin, niye evlendin, niye çocuk yaptın?’ Çocuğun ölüsünü bana vermediler." dedi.

"BU ADAMIN SUÇSUZLUĞUNUN ORTAYA ÇIKACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM"

Keskin'in suçsuzluğunun ortaya çıkacağına inandığını söyleyen Serbest, şunları kaydetti:

Daha sonra başka bir yerde yine hastanede doğan çocuklarım da var, diyor. Ama hastanede doğan başka bir çocuğum doğum esnasında annesine çok zor bir süreç yaşattı, diyor. Bir tane mesela bir çocuğum var, herhâlde ismi Sevgi, yanlış hatırlamıyorsam. Sevgi hastanede doğdu ama engelli kaldı, diyor. Ondan sonra eşim iyice hastanelerden soğudu, diyor.

Şu anda bir dosya kaldı. O dosyada iki çocuğu öldürmekten yargılanıyordu. Birinden ceza aldı, birinden beraat etti. Eğer o dosyadan da beraat ederse çıkacak. Şu anda dosya istinafta.

Ben bu adamın suçsuzluğunun ortaya çıkacağını düşünüyorum. Hatta bir televizyon programı için bu adamı görmeye gitmiştim. Bundan bir menfaatim yok. Ama adamı gördüm ve dosya ile alakalı araştırmalar yaptım. Bayağı araştırma yaptım. Bu araştırmalarım sonucunda hayret ettim.

"CEZAEVİ ZİYARETİ SIRASINDA AĞLADI"

Görüşmede Keskin'in gözyaşlarına boğulduğunu söyleyen Serbest, "Adamla cezaevinde görüştüm. Cezaevinin kapısına gittim, hüngür hüngür ağlamaya başladı. “Ya Rabbi,” dedim, “sen yardım etmezsen ben bu adama yardım edemem.” Aslında bunu es geçmem gerekiyordu. Normal bir vicdan “Bana ne” der. Bir sürü eziyet çekeceksin, linçleneceksin, insanlar saldıracak. Buna rağmen dedim ki, bunu geçemem. Elli küsur yaşına gelmişim. Bunu da geçersem insanlık nerede kalır?"

Onun için kendime bunu vazife edindim. Tanrı’nın bana verdiği bir vazife olarak görmeye başladım. Bu uğurda elimden geleni yapacağım.Bu adamın masum olduğuna inanıyorum. Çünkü hukukun en temel özelliği şudur: “Ne?” ve “Niçin?” sorusu sorulur. Gelin sorun. Niçin öldürmüş? Bana mantıklı ya da mantıksız bir cevap verin. Bu adamın çocuklarını niçin öldürdüğüne dair bana bir gerekçe sunun." dedi. 

İDDİALARA YANIT

Serbest konuşmasının sonunda iddiaların yalan olduğunu yineleyerek "Desin ki, böyle bir inanışı vardı. Desin ki, delirmişti, peygamberliğini ilan etmişti. Böyle iddialar var ama bunlar tamamen safsata. Adamın böyle bir iddiası yok. Adam biraz dindar diye oğlu uyduruyor. Bütün bunlara kılıf bulabilmek için." ifadelerine yer verdi. 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: