Berlin yönetimi, ABD-İran hattındaki gerilimin askeri yöntemlerle çözülemeyeceğini vurgularken, Türkiye’nin üstlendiği arabuluculuk misyonunun bölge barışı için vazgeçilmez olduğunu açıkladı.
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Berlin'de gerçekleşen Sudan Konferansı sonrasında küresel gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. ABD ile İran arasındaki gerginliğin tırmandığı bir dönemde, askeri bir müdahalenin çözüm getirmeyeceğini belirten Wadephul, diplomatik kanalların açık tutulması gerektiğini vurguladı.
Türkiye'nin stratejik konumu ve arabuluculuk çabalarına özel bir parantez açan Wadephul, Ankara'nın Mısır ile birlikte yürüttüğü diplomatik trafiğin takdire şayan olduğunu ifade etti. Wadephul, "Bölgedeki çatışmaların müzakere masasında çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu süreçte Türkiye ve Mısır'ın üstlendiği arabulucu rolü son derece değerli, bu çabalar için minnettarız" değerlendirmesinde bulundu.
Nükleer silahlanma uyarısı
İran'ın nükleer kapasitesine ilişkin endişelerini de dile getiren Alman Bakan, Tahran yönetiminin nükleer silahlanma riskini tamamen ortadan kaldıracak güvenceler vermesi gerektiğini belirtti. Wadephul, uluslararası toplumun bu konuda ortak bir iradeye sahip olduğunu hatırlatarak, nükleer bir silahlanma yarışının bölgeyi yeni bir istikrarsızlık sarmalına sürükleyeceği uyarısında bulundu.
Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer kararlılığı
Hürmüz Boğazı'ndaki ticaret güvenliğine de değinen Wadephul, Avrupa'nın bu konuda sorumluluk almaya hazır olduğunu yineledi. Boğazın tek taraflı kontrol altına alınması veya geçişlerde gümrük vergisi uygulanması gibi girişimlerin kabul edilemez olduğunu belirten Alman Bakan, şunları kaydetti:
"Deniz ticareti dünya ekonomisinin can damarıdır. Hürmüz Boğazı'nda gemilerin serbest geçiş hakkının korunması sadece bölge ülkelerinin değil, tüm dünya ekonomisinin ortak çıkarınadır. Almanya olarak, bu hayati rotanın güvenliğini sağlamak adına atılacak her türlü yapıcı adıma destek vermeye hazırız."
Paris'te düzenlenecek olan ve Başbakan Friedrich Merz'in de katılım sağlayacağı toplantının, bölgedeki seyrüsefer özgürlüğünün tesisi için kritik bir dönemeç olması bekleniyor. Berlin, bu süreçte uluslararası hukuk kurallarının işletilmesi noktasında kararlı bir tutum sergiliyor.