ABD Adalet Bakanlığı, Jeffrey Epstein dosyaları kapsamında yaklaşık 3 milyon sayfa belge, 180 bin fotoğraf ve 2 bin video kaydını kamuoyuna yayımladı. Belgelerin, yaklaşık 6 haftalık gecikmeyle erişime açıldığı belirtildi.
Yeni arşivde;
Epstein’in hapishanede geçirdiği döneme ilişkin kayıtlar,
psikolojik değerlendirme raporları,
cezaevindeki ölümüne dair ayrıntılar
ve soruşturma sürecine ait iç yazışmalar yer alıyor.
Dosyalarda ayrıca, Epstein’in reşit olmayan kız çocuklarının istismar edilmesine aracılık etmekten hüküm giyen eski partneri Ghislaine Maxwell hakkında yürütülen soruşturma belgeleri de bulunuyor.
Trump dosyalarda yüzlerce kez geçiyor
Yeni yayımlanan belgelerde, ABD Başkanı Donald Trump’ın adına yüzlerce kez yer verilmesi dikkat çekti.
Dosyalarda;
Trump ile Epstein arasındaki geçmiş ilişkiye,
FBI’a ulaşan ihbarlara,
Trump hakkında yapılan ve büyük bölümü doğrulanmamış iddialara
dair derleme kayıtlar bulunuyor.
Ancak Adalet Bakanlığı, dosyalarla birlikte yayımlanan bilgilendirme notunda, Trump’a ilişkin birçok iddianın 2020 seçimleri öncesinde FBI’a iletilen, gerçek dışı ve kanıta dayanmayan başvurular olduğunu vurguladı.
Trump cephesi ise Epstein dosyalarıyla bağlantılı herhangi bir suça karışmadığını ve mağdurlar tarafından da suçlanmadığını bir kez daha yineledi.
Kraliyet bağlantıları: Prens Andrew ve Sarah Ferguson
Belgeler, Epstein’in Britanya’daki üst düzey çevrelerle temaslarını da ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor.
Dosyalarda, York Dükü olarak bilinen Prince Andrew ile ilişkilendirilen e-postalar dikkat çekiyor. Yazışmalarda, Buckingham Sarayı’nda gerçekleştirildiği belirtilen özel bir akşam yemeğinden ve Epstein’in Prens Andrew’u bir Rus kadınla tanıştırma teklifinden söz ediliyor.
Aynı belgelerde, Prens Andrew’un eski eşi Sarah Ferguson ile Epstein arasında geçen e-postalar da yer aldı.
Ferguson’un Epstein’e hitaben kullandığı samimi ifadeler ve Palm Beach’te buluşma planlarına dair yazışmalar dosyalara girdi.
Mandelson’a yapılan ödemeler dosyalarda
Belgeler, İngiliz siyasetçi ve eski diplomat Peter Mandelson’a, 2003–2004 yıllarında Epstein tarafından toplam 75 bin dolar gönderildiğini ortaya koyuyor.
Ayrıca Mandelson’ın partnerine 2009 yılında yapılan 10 bin dolarlık bir ödeme de kayıtlarda yer aldı.
Mandelson, iddialara ilişkin yaptığı açıklamada ödemeleri hatırlamadığını belirtirken, yaşananlardan dolayı pişmanlık duyduğunu ve parti üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.
Musk yazışmaları: “Adanızdaki en çılgın parti hangi gün?”
Belgeler, teknoloji dünyasının en tanınan isimlerinden Elon Musk ile Epstein arasındaki e-posta trafiğini de ortaya koydu.
2012 ve 2013 yıllarına ait yazışmalarda Musk’ın Epstein’in adasına yapılabilecek ziyaretlerle ilgili tarih ve lojistik soruları sorduğu görülüyor. Bir mesajda Musk’ın, “Adanızdaki en çılgın parti hangi gün/gece olacak?” ifadesini kullandığı yer alıyor.
Musk daha önce kamuoyuna yaptığı açıklamalarda, Epstein’in davetlerini reddettiğini söylemişti.
Bill Gates iddiaları: “Tamamen asılsız”
Dosyalarda, Microsoft’un kurucusu Bill Gates hakkında da bazı iddialar bulunuyor.
Gates’in sözcüsü, Epstein kaynaklı e-postalarda yer alan ve cinsel yolla bulaşan hastalık iddialarını içeren metinleri “tamamen saçma ve asılsız” olarak niteledi. Belgelerde yer alan bu e-postaların Gates’e gönderilip gönderilmediğinin de net olmadığı ifade edildi.
Richard Branson’ın adı da belgelerde
Virgin Grubu’nun sahibi İngiliz milyarder Richard Branson’ın adı da belgelerde yüzlerce kez geçiyor.
Şirket tarafından yapılan açıklamada, Epstein ile temasların yalnızca hayır etkinlikleri ve iş çevresi kapsamında, sınırlı sayıda gerçekleştiği belirtildi.
Avukatlardan sert tepki: “Mağdurlar ikinci kez zarar görüyor”
Epstein mağdurlarının önemli bir bölümünü temsil eden ünlü avukat Gloria Allred, yayımlanan dosyalarla ilgili sert eleştirilerde bulundu.
Allred, çok sayıda mağdurun isminin belgelerde açık şekilde yer almasının, mağdurlar için “kapanış” değil, yeni bir travma anlamına geldiğini söyledi ve süreci “tam bir karmaşa” olarak tanımladı.
Epstein dosyaları gerçekten kapandı mı?
Adalet Bakanlığı, kapsamlı belge tarama sürecinin sonuna gelindiğini açıkladı. Ancak Kongre’de hem Demokratlar hem de bazı Cumhuriyetçiler, hâlâ açıklanmayan yaklaşık 2,5 milyon belge bulunduğunu savunuyor.
Epstein dosyaları için hazırlanan şeffaflık yasa tasarısına öncülük eden Kongre üyeleri
Ro Khanna ve
Thomas Massie, sürecin tamamen kapanmadığı görüşünde.
Mercek TV yorumu
Ortaya çıkan tablo, Epstein dosyasının yalnızca bir ceza davası değil, yıllara yayılan bir güç ve ilişki ağı dosyası olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Yeni belgeler, birçok tanınmış ismin adını gündeme taşısa da, dosyalardaki iddiaların önemli bir kısmı kanıtlanmış suçlama niteliği taşımıyor. Buna rağmen mağdur isimlerinin açık biçimde belgelerde yer alması, tartışmanın merkezine bu kez adalet sisteminin sorumluluğunu oturtuyor.
Kısacası Epstein dosyası kapanmış değil.
Dosyalar açıldı; ama sorular hâlâ masada.